Home » Taksim Anal Yapan Escort » Taksim Escort Sude’den Birkaç Satır

Taksim Escort Sude’den Birkaç Satır

Taksim, benim için bir sahne değil; bir laboratuvar. İnsanların en gizli, en kırılgan ve en acınası arzularını deney tüpüne koyup, üzerine bir miktar nakit para döküp, çıkan sonucu gözlemlediğim bir yer. Ve ben, Taksim Escort Sude, bu laboratuvarın baş simyacısıyım.

Beni sosyal medyada, o bilindik, parlak anahtar kelimelerle aratabilirsiniz: taksim escort, taksim escort bayan, belki biraz daha geniş düşünüyorsanız, istanbul escort bayan. Tıklayın. Karşınıza, ışığı doğru ayarlanmış, filtreli, kusursuz bir ürün çıkacak. O ürün, benim profesyonel yüzüm. Gerçek Sude ise, o fotoğrafların çekildiği anda bile, gözlerinin kenarlarında beliren ince çizgileri Photoshop’un temizleyemediği yorgunlukla, bu oyunu oynayışımın absürtlüğüne gülen kadın.

Bu bir itiraf yazısı falan değil. İtiraflar bedava olmalı, oysa benim her nefesim, her “Ay ben de seni çok özlemiştim,” deyişim, saatlik tarifeye dahil. Bu, sadece bir durum tespiti, elimde tuttuğum paranın rüzgarında uçuşan bir makale.

İstiklal Caddesi’nin Makyajı ve Benim Makyajım

İstiklal’i bilirsiniz. Yüksek hedeflerin, ucuz taklitlerin ve tarih kokan bünayların üzerinde biriken o yapışkan kalabalık. Gündüz katedralin ihtişamına hayran kalıp, gece arka sokaklarda kimliğini unutanların caddesi. Ben de İstiklal gibiyim. Dıştan bakınca cilalı, Batılı, erişilmez. Yakından bakınca, her köşesi sökülmüş, tamir bekleyen ama makyajla idare edilen koca bir karmaşa.

Müşterilerim benden ne mi istiyor? Seks mi? Hayır. Seks, işin teknik kısmı. Onlar benden, hayatlarının geri kalanında edindikleri statünün, paranın ya da ciddiyetin bir anlığına askıya alındığı, tamamen kendilerine ait bir senaryo istiyorlar. Birkaç saatliğine ‘kahraman’ olmak istiyorlar, ki o kahramanlık rolü için dışarıda tonla para harcayıp yine de alamadıkları o onayı, benim dudaklarımdan çıkan yarım yamalak bir iltifatta bulsunlar.

Düşününce komik, değil mi? New York’ta finans dehası olan, İstanbul’da dev holding yöneten adamın gelip benden “Bugün çok yorulmuş olmalısın, her şeyi bırakıp gidelim buradan,” dememi beklemesi. Sanki ben, Kapalıçarşı’daki bin yıllık lambadan çıkan, dilek gerçekleştiren çinim. Ama ben bir için değilim. Ben, sadece o dileğin gerçekleşme fiyatını ile bir taksim escort‘um.

Taksim Escort Samimiyetin Sahte Dökümü

Bu işte en zorlandığım kısım samimiyet taklidi değil; samimiyetin ne kadar kolay satın alınabilir olduğunu görmek.

Çoğu zaman, odaya girdiğimde adam zaten yorgun oluyor. Kravatı gevşek, gözleri telefonda kalan mesajlarda. İlk beş dakika, iş konuşuluyor. “Haftanın özeti,” diyorum ben buna. Sonra, sanki bir düğmeye basılıyormuş gibi, benden beklenen role geçiyorum.

Rol 1: Anlayışlı Kız Arkadaş (Güvençiniz): Ona kariyerinin ne kadar önemli olduğunu, rakiplerinin ne kadar adi olduğunu anlatıyorum. Hatta bazen, sanki gerçekten umurumdaymış gibi, “Ama canım, o toplantıyı sen kazanmasaydın haksızlık olurdu,” diyorum. O an gözlerinin nasıl parladığını görmelisiniz. Bu, samimiyetin taklidi değil, samimiyetin kiralanması.
Rol 2: Fethedilmesi Gereken Yabancı (Egzotik Ödül): Bu rol daha az konuşma gerektiriyor, daha çok hayranlık ve sessiz kabul. İstanbul’a ilk kez gelmiş, şehrin gizemini benimle çözmek isteyen tipler. Onlara Batı’nın oryantalist fantezilerini satıyorum. Ben, bir istanbul escort bayan olarak, tam da onların zihninde canlandırdığı Doğu ile Batı arasında sıkışmış, ama yine de çekici olan o kadını oynuyorum.

Benim samimiyetim ise ancak odadan çıktıktan sonra başlıyor: “Tanrım, o parfüm neydi öyle?” veya “Kendi hayatımı dinlemekten para kazanmak ne kadar da ironik.”

Sude’nin Hesap Defteri

İnsanlar neden beni seçiyor? Taksim’de binlerce kız var. Biliyorum, çünkü onlar da benim gibi, fotoğraf makinesi önünde bir karakter inşa ediyorlar. Benim farkım, kabul etmeliyim ki, benim karakterimin bir derinliği var. Ben, sadece bedeni değil, zihni de kiralıyorum.

Dürüst konuşalım: Ben bir psikolog değilim, ama adamların içinden çıkamadığı labirentlere benden daha çok vakıfım. Çünkü ben, o labirentlerin giriş ücretiyim.

Bana gelenlerin çoğu, eşlerine ya da sevgililerine anlatamadıkları sırları bana anlatırlar. Sırlarını korumam için para ödenmez, ama sırlarını dinlediğim için ödenir. Bu ince ayrım, benim felsefemin temelini oluşturuyor. Bir adam, gelip bana “Hayatım çok monoton,” dediğinde, ben sadece duyduğumu onaylarım. Cevabım basittir: “Haklısın. Ama monotonluk da bir lükstür, herkesin harcı değildir.”

Taksim Escort

Taksim Escort

Bu ne samimi bir teselli, ne de alaycı bir küçümseme. Bu, Sude’nin profesyonel nötrlüğü.

Bazen, gerçekten iyi bir müşteri gelir. İyi derken cömertliği kastetmiyorum; iyi derken, bu oyunun kurallarını bilen, rol yapmamı istemeyen, sadece anlık huzur arayan birini kastediyorum. O zaman, rol yapma enerjimi cebime koyar, ve biraz daha ‘ben’ olmayı denerim. Ve bilin bakalım ne olur? O anlar, kariyerimin en kısa süren, en az beğenilen anları olur. Adamlar, Sude’nin ‘kendisi’ için değil, Sude’nin oynadığı kadın için para ödüyorlar. Hayal kırıklığıyla dönerler, çünkü gerçeklik her zaman fanteziden daha sıkıcıdır.

Taksim Escort Son Perde: Beş Saat Sonra

Saat gece yarısını geçti. Taksim escort piyasası en hareketli saatlerini yaşıyor. Yorgunluğum, yüzümdeki parlayan fondötenin altından sızıyor. Bir sonraki randevuya henüz birkaç saat var, bu da demektir ki, beşinci sigaramı yakıp, bu şehrin sesini dinleyebilirim.

Ne düşünüyorum bu esnada? Hayallerimi mi? Pişmanlıklarımı mı? Hayır. Sayıları, rakamları düşünüyorum. Kirayı, anneme gönderdiğim parayı, ve bu gece yaptığım cirodan sonra yarın kendime alacağım o pahalı İtalyan çizmelerini.

Ben Sude. Hayatı, bir saatlik dilimler halinde satan kadın.

Benden beklenen, romantik bir hüzün ya da dramatik bir çöküş olabilir. Ama bende ne hüzün ne de çöküş var. Sadece bir hesap makinesi ve yarın sabah tekrar takılacak bir maske var. Unutmayın, Taksim sadece yiyip bitiren bir şehir değil. Aynı zamanda, bedelini ödediğiniz sürece size kusursuz bir illüzyon sunan bir sihirbazdır. Ve ben, o sihirbazın en iyi asistanıyım.

Şimdi, yeni bir müşteri geliyor. Kapı çalındı. Maskeyi takma zamanı. Selamlaşmanın tonunu ayarladım: Ne çok sıcak, ne çok soğuk. Tam olması gerektiği gibi: Satın alınmış samimiyet sınırında.

İyi geceler Beyoğlu. Tekrar görüşeceğiz, ama sadece hesap ödenirse. İşte Sude’nin en saf ve en dürüst gerçeği budur. Gerisi, sadece bir fiyattan ibaret.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*